Mesane kanserinin en önemli belirtisi ağrısız kanlı idrar olarak açıklandı. Uzmanlar, sigara riskini ve yeni nesil tedavilerin umut vadeden sonuçlarını değerlendirdi.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş ve Prof. Dr. Özlem Er, mesane kanserinin en kritik belirtisinin ağrısız kanlı idrar olduğunu vurguladı. Bir farkındalık toplantısında yapılan açıklamalarda, kadınlarda hastalığın geç teşhis riskinin yüksek olduğu ve sigaranın en önemli risk faktörü olduğu belirtildi. Uzmanlar, yeni nesil tedavilerin yaşam süresi ve kalitesini artırdığını da duyurdu.
Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, sigaranın mesane kanserinde birincil risk faktörü olduğunu belirtti. Ayrıca arsenik gibi toksik maddelere maruz kalma, deri, tekstil ve boya sektöründeki kimyasallar da riski artırıyor. Sık enfeksiyon ve taş oluşumu da hastalığın ortaya çıkmasında etkili olabiliyor.
Karadurmuş, toplumda en sık gözden kaçan belirtinin ağrısız kanlı idrar olduğunu ifade etti. Çay renginde veya kıpkırmızı idrar görülmesi durumunda mutlaka ciddiye alınması ve doktora başvurulması gerektiğini vurguladı. Bu belirtinin, mesane kanserinin en önemli bulgularından biri olduğunu söyledi.
Türkiye’de her yıl yaklaşık 250 bin kişiye yeni kanser tanısı konulduğunu aktaran Karadurmuş, bunun 12 bin 300’ünü mesane kanserinin oluşturduğunu bildirdi. Ne yazık ki, yaklaşık 3 bin 700 vatandaşın bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini ekledi.
İlerleyen dönemlerde bel ve sırt ağrısı, idrar yaparken yanma ile enfeksiyon bulguları ortaya çıkabiliyor. Karadurmuş, kadınlarda belirtilerin zaman zaman enfeksiyonla karıştırılabildiğine dikkat çekti. Özellikle ağrısız kanama bulgusu varsa mesane kanseri ihtimalinin akılda tutulması gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kadınlarda mesane kanseri görülme oranının erkeklere göre yaklaşık üç kat daha düşük olduğunu ifade etti. Ancak sigara kullanımındaki artışın bu farkı giderek azalttığını belirtti. Kadınlarda ağrısız kanamanın önemli bir belirti olabileceği ve üroloji veya tıbbi onkoloji uzmanına başvurulması gerektiği vurgulandı.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, mesane kanserinin erken evrede tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu açıkladı. Erken evrelerde daha çok mesane içi uygulamalarla tedavi sağlanabiliyor. Hastalığın lenf bezlerine yayılması durumunda ise ön tedaviyle küçültme ve ardından cerrahi ile tedavinin devamı gündeme geliyor.
Prof. Dr. Özlem Er, tedavide hem kemoterapi hem de immünoterapiden faydalanıldığını belirtti. Kemoterapinin tümör hücrelerini doğrudan hedef alarak öldürdüğünü, immünoterapinin ise bağışıklık sistemini güçlendirerek tümör hücrelerine saldırmasını sağladığını açıkladı. Bu iki tedavinin kombinasyonuyla tedavi başarısı ve tümör kontrol oranları yükseliyor.
İleri evre mesane kanserinde cerrahinin uygun olmadığı veya metastaz yapmış durumlarda konjugat akıllı ilaçların immünoterapiyle kombinasyonu öne çıkıyor. Prof. Dr. Er, bu tedavilerin hastalığın kontrolünü sağlarken hem yaşam kalitesini hem de yaşam süresini artırdığını vurguladı. Yeni tedaviler sayesinde hastaların günlük yaşamlarını sürdürebildiğini, iş ve sosyal hayatlarına devam edebildiğini ekledi.
Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Dr. Belma Kurdoğlu Akgün, mesane kanserinin erkeklerde daha sık görülse de kadınlarda da önemli bir sorun olduğunu belirtti. Erkek hastaların çoğu zaman doğrudan destek istemediğini, genellikle eşleri veya kızları aracılığıyla kendilerine ulaştığını ifade etti. Kurdoğlu Akgün, tanı alan hastaların destek mekanizmalarına daha fazla başvurması gerektiğini vurguladı.
Kurdoğlu Akgün, mesane kanserinde farkındalığın düşük olduğuna dikkat çekerek idrarda kan görülmesinin doğal bir durum olmadığını söyledi. Bu durumun her zaman kanser anlamına gelmese de mutlaka bir uyarı işareti olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Astellas Türkiye Genel Müdürü Nilay Tarr ise, Ar-Ge yatırımlarının onkoloji alanında sürdüğünü ve yenilikçi tedavilerin hastalar için umut sağladığını aktardı.
Tarr, farkındalık kampanyalarının temel hedefinin erken tanıyı desteklemek olduğunu açıkladı. Erken dönemde semptom gösteren hastaların bunu fark ederek aile hekimlerine başvurması ve erken tanının konulması amaçlanıyor. Toplumdaki farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların Türkiye genelinde devam ettiğini ifade etti.
Sobemagazin.com, magazinden teknolojiye, ekonomiden yaşam içeriklerine kadar geniş bir yelpazede güncel ve ilgi çekici haberleri okuyucularıyla buluşturan dijital bir içerik platformudur.
Yorum Yap